RUHAT MENGİ, Vatan, 22 Ocak 2009

İlahi adalet yakanızı bırakmaz!


ruhatHayatı boyunca onuruyla çalışmış, ülkesine hizmet etmiş insanların “PKK itirafçılarının sözleriyle suçlanmasına” izin verir, terörist sözüyle onları karalarsanız...
Suçlu olduğu kanıtlanmamış, büyük ihtimalle asla kanıtlanamayacak kişileri elinizde “suç delili” olmadan gözaltına alır, tutuklar, evini arar, onları ailelerine ve topluma karşı peşinen suçlu ilan ederseniz...
Başbakan “suç sabit olmadıkça kimseyi suçlu ilan edemezsiniz” nutukları atarken ve söz konusu davanın savcısına destek konuşmaları yaparken, kendi hakkında türlü çeşitli iddialar olan bu savcı tutuklattığı bazı kişileri hakkında delil bulamadığı için “suçlu olup olmadıklarını, örgütle bağlantılarını” Kanada’daki hahama sorarsa... Ve bunun adına “hukuk”, “adalet” derseniz... (Herkes tepki gösterirken ve güven tümüyle yok olmuşken bu savcı neden ısrarla değiştirilmiyor sorusunu cevaplamazsanız...)

Bir tarafta suçlu olduğunu gösteren kanıtlar bulunan bir grup var diye suçsuz veya suçu kanıtlanamayan kalabalıkları cezalandırır, topluma, masum insanlara da korku salarsanız...

Bir gün elbette sizleri yargılayacak mahkemeler de kurulacaktır. Kurulmasa bile bu milletin vicdanında mutlaka yargılanacaksınız.

İster gazeteci, yazar olun ister siyasetçi, ister yargı mensubu olun ister akademisyen ya da cemaatçi fark etmez... Milletin vicdanı mutlaka adaletsizliğin, haksızlığın acısını bir gün çıkarır, hiç beklemediğiniz anda gerçek adaleti görürsünüz. Bu da olmazsa ilahi adalet yakanızı bırakmaz.

Geçmişte görülmüştür, yaşanmıştır benzerleri, yine mutlaka yaşanacaktır.

Bir PKK itirafçısının yani teröristin “faili meçhul cinayetlerle ilgili” olarak kendisini suçlayan sözlerinin bir gazetede yayımlandığı gün intihar eden, AKP Hükümeti döneminde verilen Devlet Övünç Madalyası sahibi emekli Albay Abdülkerim Kırca’nın kardeşi Kemal Kırca cenaze töreninde dayanamayıp “Sayın Bakan itirafçıları getirip yargılayın. Onlar itirafçı değil, iftiracı” diye bağırmış.

Yerden göğe kadar haklıdır, kim bilir kaç şehit vermemizde rol oynamış teröristlerin “itirafçı” diye serbest bırakılıp röportajlar yapıldığı, 30 bin kişinin ölümünden sorumlu terörist başına “sayın” diye hitap edilen ve neredeyse beş yıldızlı otel şartlarında tutukluluğu sürdürülen bir ülkede Devlet Madalyası sahibi askerlere ve onuruyla çalışmış birçok insana suçlu muamelesi yapılmasına susmak artık “imkansız” noktaya geldi.

Bir halk isyanı mı istiyorlar, buna mı uğraşıyorlar diye merak eder oldu vatandaş artık!