Sadi Somuncuoğlu Yeniçağ,24.01.2009
Bir kahramanın intiharı, demokrasi ve hukukun boğazlanması

Malul Gazi Albay Abdülkerim Kırca’nın kahrından intiharı, başımızı önümüze eğdirdi. Utandık. Çünkü, o bizim kahramanımızdı. Milleti için savaştı. Ölümle burun buruna geldi. Vatan hainlerine göz açtırmadı. Bunun için  “Devlet Övünç Madalyası” verildi. Bu ülkede onun gibi, nice şehit ve gazi yiğitlerin sayesinde yaşıyoruz.
Yaşıyoruz da, bunun ne kadar farkındayız? Farkında olmaktan da vazgeçtik, bari “gaflet-dalalet-ihanet” içinde olmasak. Rahmetli Kırca hakkında neler yazılmadı ki? Okuyunca kanımız donuyor. Allah’ın verdiği akıl terk edilmiş; kin, öfke, hırs ve hatta düşmanlık, ruhumuzu bürümüş. İftiranın bini bir para.
Neymiş, rahmetli Kırca PKK’lıları “yargısız infaz edip, toprağa gömmüş. Kazılırsa cesetler çıkarmış.” Nerden öğrenmişler?

 Yine bir PKK’lıdan. Hani şu beşikteki çocuğa bir şarjör mermi sıkanlar var ya, onlardan. Kaynaktan eminler, (!) yazan yazana. Her cinsten oluşan bir sürü. Kalemlerinden kan damlıyor. İnfazın katmerlisi için yarışa girmişler.
Aslında, emin olmaya da ihtiyaçları yok. Yeter ki, bu milletin, bu devletin aleyhinde bir şey görsünler, duysunlar. Bilmezler mi, PKK canileri bir zamanlar, internet ortamında bütün dünyaya şöyle bir görüntü yaymışlardı. Bir Türk subayı kesik bir başı, saçından tutmuş poz veriyor. Bu baş da bir PKK’ya ait. 1990’lı yıllarda, PKK’nın bu korkunç tertibinin ortaya çıkarılması için az mı uğraşıldı? Neticede gerçek ortaya çıktı, ama olan da oldu.
Kazılınca bulunacak cesetlere gelince. Her çatışmadan sonra, teröristlerin ölülerini kaçırdığı, bir yerlere gömdüğü biliniyor. Şimdi bir PKK’lı veya silahsız yandaşı ortaya çıkıp; şu asker, infaz ettiği şu kişiyi, şuraya gömdü dese, gösterilen yer kazılıp ceset bulunsa ne olacak?
Suçluyu bulduk diye bayram mı edecekler? “Allah’tan  korkmaz, kuldan utanmaz” olunca bu da mümkün.