ZİYARETÇİ DEFTERİ

Ziyaretçi Defterine YazZiyaretçi Defterine Yaz:

Erdinç Mutlu KIRCA     24 Nisan 2009 10:17 | İzmir
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Canım amcam , aramızdan ayrıldığını kabul edemiyorum. Açtığın yolda yürüyecek askerlerin her zaman var mekanın cennet olsun.

Hakan     15 Nisan 2009 06:36 | Melbourne
Gerçek Türk Milleti senin ile gurur duyuyor Albayım..

Tanrı tinini şad etsin.

Ersan ERDEM     13 Nisan 2009 08:24 | Adana
Ruhu şadolsun. Tüğlerim diken diken oldu ve bu insanlar malesef meclis koltuğunda oturuyor ve ellerimiz bağlı senınle ve senin gibilerle gurur duyuyoruz.

Administrator     13 Nisan 2009 07:42 |
Kahramanları intihar eden bir millet ayakta kalamaz. Kahramanları intihar eden bir ordu savaşma yeteneğini kaybeder. Kahramanları intihar eden bir ülkenin kalemleri başka devletlerin infaz memuruna dönüşür.

Bir kahraman şakağına dayıyor tabancayı ve tetiği çekiyor. Bir kahramana yaşamayı zindan etmişiz. Kahramanlarını kaybediyor Türk Milleti. Kahramanlarını ölüme zorluyor. Ölüme gönderiyor kahramanlarını. Büyük Alman şairi Bertholt Brecht “Vay o milletlere ki kahramanlara muhtaç kalırlar” diyor. Zor zamanlarda milletler kahramanlarıyla çıkarlar. İşte size bir kahraman Abdülkerim Kırca. Kurtuluş savaşında Mustafa Kemal bir kahraman. Zor dönemler kahramanlarla geçilir. Şimdi Türkiye’de kahramanları köpeklere boğduruyorlar. Türkiye kahramanlarını köpeklere, itlere boğduruyor. Çakallara boğduruyor. Buna izin veremeyiz.

Kahramanlar . Türkiye işte bunlara muhtaçtır. Bunlar Türkiye’yi kurtaracak vatanseverlerdir. Ve bir millet bir devlet intihar etmektedir. İntihar eden Albay Abdülkerim Kırca değildir. Bu intiharın karşısında sessiz kalanlar, boyun eğenler, Türk milli devletinin intiharına katkıda bulunmaktadırlar. Ve Türk milli devletine yönelen bu saldırı karşısında görevlerini yapmayanlar, sorumluluklarını yapmayanlar, cesaretleri olmayanlar, küçük kaygılar içerisinde bu sürece katkıda bulunmaktadırlar. Bizim canımız zaten bu millete adanmış. Abdülkerim Kırca ölmüş. Zaten adam ölüm için ortaya atmış kendisini, ölümden korkmuyor, korkmadığı belli. Biz Abdülkerim Kırca’nın arkasından ağıt yakmıyoruz, ağlamıyoruz. Mesele Abdülkerim Kırca’nın canı meselesi değildir. Burada katledilen bir cumhuriyettir. Burada boğulan koskoca tarihin, en büyük milletlerinde biri olan Türk Milletidir. Onun bağımsızlığıdır, egemenliğidir.

Bu bir ideolojik iklimdir. Bakın dün o ideolojik iklimi yansıtan çok dikkat çekici bir yazı Sabah gazetesi üçüncü sayfası bir köşe yazarı. Türkiye nereye gelmiştir, çok güzel yansıtıyor. “Efendiler nereye?” başlığını atmış. Atatürk’ün idama mahkûm ettiği, Lozan’da emperyalistlerin kurtardığı yurtdışına sürülen, 1918’de İstanbul işgal zamanının, o hain Refik Halit Karay’ına sırt dayayarak, onun tavrını örnek alarak; bakın şakağına tabancayı dayayıp intihar eden o kahraman Türk Subayının arkasından ne diyor? 21 Ocak 2009 günlü Sabah gazetesinin üçüncü sayfasında yayımlanan, şımartılan hainin “Efendiler nereye?” başlıklı yazısı; “Galiba şafak attı, güneş doğuyor, tahtakuruları nereye?” Türk milletinin kahramanı tahtakurusu oluyor. Türk kahramanına, Türk şehidine tahtakurusu nereye diye arkasından bağırıyor. “Galiba koku aldınız, kedi geliyor, koca fareler nereye?” Türk milletinin kahramanı, şehidi koca fare oldu. Şehitleri koca fare yapan bu süreçte.Devam ediyor: “Galiba foyanız meydana çıktı, yakanız ele geçecek, ziyankâr evlatlar nereye? Bir süredir ülkemizde bazı kişilerin yaşadığı "sağlık sorunlarını" görünce bu yazıyı hatırladım. Ayılanlar bayılanlar, merdivenden kayanlar (bu merdivenden kayan da koskoca jandarma genel komutanı orgeneral Şener Eruygur olsa gerek ) , yurt içinde ya da yurt dışında kalbi sıkışanlar (alçağa bakın siz neler söylüyor), mermiye kafa atanlar…” Kim atmış mermiye kafa? Türk milletinin kahramanı Abdülkerim Kırca, mermiye kafa atmış. “Efendiler, hesabı ödemeden nereye?” hesabı nereye ödeyecekler İngiliz mahkemesine mi? Nemrut Mustafa Divanı’na mı hesap ödeyecekler? Bu alçakça yazı nasıl yazılablir. Zaten söylüyor. “Ben 1918 Refik Halit Karay’dan İngilizler İstanbul’u işgal ettiği zaman yazdığı yazıdan esinlenerek bu yazıyı yazıyorum” diyor. Utanmıyor! Ama onu utanmaz sıkılmaz, arlanmaz, arsız, şımartan duruma getiren süreç nedir?


Biz şunu söylüyoruz: “Bu psikolojik savaşa karşı Türk milleti kendini savunmayacak mı, Türk Ordusu kendini savunmayacak mı? Kahramanlarını korumayacak mı? Savaşma irade ve gücünü bu tehditler ağırlaşırken güçlendirmeyecek mi? Ben geleceğe yönelik konuşuyorum. Kendim için konuşmuyorum.Bölge savaşlara gidiyor. Dünya savaşlara gidiyor. Herkes bunu tartışıyor. Burada Türk Ordusu, Türk Milletinin en kıymetli varlığıdır. Ve Türkiye’de bir iç savaş, kavga yaşanmaktadır. Cenazeler gelmektedir, bombalar patlamaktadır. Mayınlar, dinamitler patlamaktadır. Bugün Ordu ve emniyet Türkiye için birinci meseledir. Onun için TSK’ya yönelik bu psikolojik savaş karşısında kimse tarafsız kalamaz.O kahramanların övülmeye ihtiyacı yok ve ben onların canları için de konuşmadım. Türkiye için konuşuyorum. Kurucu değerlerini, cumhuriyeti kuran cumhuriyeti üzerine oturttuğumuz değerleri çiğnediğimiz zaman Türkiyemiz kalmaz. Atatürk’le ve ondan evvel devamlı saldırdıkları; o Namık kemaller, Talat paşalarla, İttihat Terakkiyle, büyük devrimcileri en son Atatürk’le hayata geçirdiğimiz o değerler. Vatan, millet, hürriyet, bağımsızlık! Vatan, millet dediğimiz zaman istiklal! Bu değerleri çiğneyen, bu değerler için kendini adamış insanları böyle onurlarını kırarak, şerefleriyle oynayarak… Kahraman mı, katil mi? Kahraman mı, mafyacı mı? Buna karar vereceksiniz. Onurlu adam şakağına kurşunu sıkıyor, alçaklara bakın siz arkasından ne diyor? “JİTEM onu öldürdü”. Alçaklığın düzeyine ve sınırsızlığına bakın siz. Türk milleti bu davayı çözecek. Bu dava böyle sürüncemede bırakılamaz. Onların vatanseverliğine sesleniyorum. Kimse vatanseverliği mahkûm edemez. Bunu da ilan ediyorum. Kahramanalrını mahkum edenler intihara zorlayanlar Türk Milletinin ayaklarının altında kesinlikle kalacaklardır.

Emre KIRCA     12 Nisan 2009 08:06 | Istanbul
Bu siteyi kuran, kurulmasında emegi gecen herkese tesekkuru bir borc bilirim. Kahraman askerler ölmez sadece sessizce göz önünden çekilirler. Abdulkerim KIRCA 1956- ....


87
Ziyaretçi defteri kaydı
<< Başlat < Önceki 11 12 13 14 15 16 17 18 Sonraki > Son >>