ZİYARETÇİ DEFTERİ

Ziyaretçi Defterine YazZiyaretçi Defterine Yaz:

ertuğrul çınar 11.04.2009     11 Nisan 2009 09:44 | bursa
KIRCA KOMUTANIN ARDINDAN..
Bir bilge şöyle demiş :’İnsanın en kör oldukları, en yakınlarıdır!...
Askerini koruyamayan bir milletin fertleri olarak tarihte anılacaksak yazık bize.. Şanlı şatafatlı savaş karşıtı söylem ve nutuk ile meclisimizde konuşup, apar topar habersizce Iraktaki askerinin yanına koşan Obama ayağının tozuyla bugün altmış dört milyar dolar savunma sanayi ek bütçesi ister.. Bizler vatan uğruna savaşırken şehit olanların sokağında mahkemeler kurarken .. Bizler tek suçları vatan savunması olanları sorgularken… Bizler ömrünü vatanına adayıp dağlarda gazi düşen Kırca komutanın ruh halini bilemiyoruz.. Vay bize vaylar bize…

Türkiye yabancı istihbarat örgütlerinin arka bahçesi olmuşken ve bunların televizyon dahi kurabildiği bir medya sektörü varken kendine yabancı askerine yabancı ve ekonomik katmanlar arası ruh dengesizliği varken şartlandırmalarla oluşturulan hengamede gaziler böyle cana kıyarken sus pus olup oturanları ,tarih elbette yargılayacaktır.
Küresel güçlerin en önemli unsur saydığı Türk ordusu ‘nu binlerce yıllık geleneklerinden hızla uzaklaştırarak aciz çuvalcı konumuna düşürenleri bu millet unutmayacaktır. 260 milyon dolar karşılığında Afganistan’da görev yapan, Azerbaycan’da Elçibey’in devrilmesine engel olamayıp, bölge petrollerinden aldığı payın %20 dolayında azalmasına sessiz kalanları,Kosovada Nato ya sağladığı tüm desteklere karşılık küçük bir bölgenin koruması dışında hareket alanı bırakılmayanlara, Kuzey Irak’ta bütün sert uyarılara rağmen, gözünün önünde bir kukla devlet kurulmasına engel olamayanlara, toprak altında ve üstünde kontrol dışı yabancı askeri unsurların bulunmasına susanlara bu millet hak ettiği dersi bir gün verecektir.
Bu milletin ruh hali neyse Kırca komutanın ruh hali de aynıdır..Toprakları üzerinde yabancı uçakların cirit atıp ,kendi askerini vuran teröristlere yardım ve yatalaklık yapanların ,bugün o uçak sahibi ülkelerle stratejik işbirliğine gidenlerin omuzlarında yıldız sayısı makamlarında koltuk artsa da ,gün gelecek yüzlerindeki maskeler tek tek düşecektir. Bu millet bu toprakların bekcisi değildir. Bu millet bu toprakların sahibidir.Bazılarının vermeye çok korktuğu canlarını ,bu toprakların sahibiyiz uğruna veren Kırca komutan gibi şehitlerimizin ışığında gidenlerin ruh halini en çok içimizdeki satılmış Türkler anlamalıdır…
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE, diyerek emperyalizme, kula kulluğa, adaletsizliğe, köleliğe, onursuzluğa, karşı bir haykırdığımızı . Adaletin, asaletin ve insanlığa haykırış halimizi anlamak VE BU UĞURDA BEDENİ YOK SAYAN İNANÇ DOLU HALİ anlamak bu kadar zor olmamalı…
Ertuğrul ÇINAR

M. Şükrü ŞEKER     10 Nisan 2009 05:26 | İstanbul
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Asker kanadını karalama ve yok etme adına hedef alan “Yandaş Medya” ellerine geçirdikleri en küçük asılsız dedikoduyu dahi haber yaparak saldırılarını aralıksız sürdürmektedirler.

Kendilerinde; Orduya saldırma hakkı gören bu “linç takımı medya”, yaptıkları yalan ve iftira dolu sözde haberler ile vatandaşı aldatmaya, askerleri küçük düşürmeye çalışmaktadırlar.

Kendi bölücü terör örgütüne bile defalarca ayrılıp, katılan, bir dönemin itirafçısı bir PKK’lının (yurtdışında yaşayan) bazı medya organlarında yer alan beyanları, somut ifadeler kullanılarak, linç kampanyasına dönüştürülerek, iğrenç iftiralarla saldırılar yapılmıştır.

Terörle mücadele etmiş kahraman askerlerimizin sözlerine değil de; vatan evlatlarımızı şehit edenlerin, gazi olmasına sebep olanların ve halen bölücü terör örgütünde bulunanların suçlama ve bayanlarına dayanılarak, şerefsizce yapılan bu linç kampanyası kabul edilir tarafı kalmamıştır.

Bu “yandaş medyanın” vatandaşın zihinde yaratmak istediği; "Askerin, Devlet terörü uyguladığının ima edilmesidir.” Bu iftiralarla yapılan haberler; Şehit ve Gazilerimize ihanettir! Bayrağa ihanettir! Vatana ihanettir!..

Ülke üzerinde kirli emelleri olan bazı şer odaklarının ve terörün siyasallaşması için sinsi entrikalara başvuranların; yaratılmış olan bu olumsuz havayla; halen hukuk kuralları içerisinde bölücü terör örgütüne karşı mücadeleyi etkisiz kılmak ve aynı zamanda da oluşturulacak kaos ortamında da kendi siyasi görüşüne zemin yaratmak; “Yandaş Medyanın” amaçları dahilindedir.

Ülkemiz bir hukuk devletidir ve hukuk kuralları sonuna kadar işletilmelidir. Hukuk kuralları da, herkese uygulanarak ve suçu işleyeninde cezasını çekmesi gerekmektedir. Neye hizmet ettikleri belli olan bazı medyanın; yargısız infazlarına, linç girişimlerine dur denilmeli ve acilen hukuk kuralları devreye sokulmalıdır.

Gazi Emekli Albay Abdülkerim Kırca’ya Allah’tan rahmet diliyoruz. Ruhu şad olsun.
Türk Ulusu aleyhine ve yalan yayın yapan medyayı, yargısız infazda bulunanları
KINIYORUZ ve LANETLİYORUZ !..

Ülkenin bölünmez bütünlüğüne inanmış, bayrağı ve vatanı uğruna yıllarca mücadele etmiş ve hepsinde de alnının akıyla çıkmış bir askerdir, Binbaşı Abdülkerim Kırca..

Mücadelelerdeki bu başarı, sonun başlangıcını oluşturan olayları da peşinden getirmiştir. Hain terör örgütü Antalya dağlarında barınmaya ve eylemlere başlaması üzerine bu bölgeyi teröristlerden temizlemesi için görevlendirilir. 10 Nisan 1998’de Antalya’nın Serik bölgesinde teröristlerle girdiği çatışmada omuriliğine isabet eden bir kurşunla yaralanmıştır.

Vatanı ve bayrağı için girdiği bu çatışmada gazi olur ve artık tekerlekli sandalyeye mahkumiyet ile çok sevdiği askerlik mesleğine de veda etmek zorunda kalır, çünkü felç olmuştur.

Gazi Binbaşı Abdülkerim Kırca’ya; 2000 yılında Jandarma Genel Komutanı tarafından "Albay" rütbesi verilmiş, 2004 yılında da 10. Cumhurbaşkanı tarafından “Terörle mücadelesi” nedeniyle “Devlet Övünç Madalyası” takılmıştır.


Bir düşünün;
Ülkenin bölünmez bütünlüğü için mücadele edeceksiniz, şehit veya gazi olacaksınız. Bu tür haberler karşısında şehit ve gazi yakınları neler düşünecek? Zaten rehabilitasyona ihtiyacı olan Gazi Mehmetçiklerimizin ruh yapısı nasıl olacak, nasıl davranması beklenecek?

Onurlu ve gururlu insanı kahredecek! Neden mi?
Bu ülke için, bu millet için çarpışacaksın, gazi olacaksın, hayatını tekerlekli sandalyede ve bakıma muhtaç olarak geçireceksin. Beline saplanan, sakat kaldığın kurşun için bile iğrenç haberler yapılacak, aldığın madalya sorgulanacak, medya; bir teröristin beyanıyla şerefinle onurunla oynanacak, gerçekmiş gibi haberler yapacak, bu haberlerin altına da Türk Vatandaşın fütursuz yorumlarını (bu zihniyetteki medyanı işine geliyor) okuyacaksın. Sonra dönüp kendine soracaksın; Bu muydu terörle mücadele? Bunun için mi yıllarımı verdim, sakat kaldım? Bu muydu ödülü? diye…

Yaratılan bu olumsuz tablolar neticesinde; milletine sadakat ile bağlı kalarak ve cansiperane hizmet etmiş bu insanları, bu tür saldırılar, hayatından bile vazgeçirecek noktaya kadar getirmiştir.


Terörle mücadele etmiş kahramanlarımızdan, Türk milletinin değerli askeri, Malul Gazi Emekli Albay Abdülkerim Kırca’ya Allah’tan rahmet, kederli ailesine sabırlar diliyoruz. Ruhu şad olsun.


87
Ziyaretçi defteri kaydı
<< Başlat < Önceki 11 12 13 14 15 16 17 18 Sonraki > Son >>